Ayrılığı Aşalım: Ümmetimizdeki Birliği Düşünmek
Herkese selamun aleyküm. Son zamanlarda aklımda olan bir şey oldu. İngiltere'de nikap takan bir Müslüman kardeşimiz, bir restoranda bazı çocukların ona yemek attığı gerçekten üzücü bir durumla karşılaştı. Elhamdülillah, o da bundan bahsetti, o çocukların anneleri özür diledi ve olay hak ettiği ilgiyi gördü. Ama sonra, topluluğumuzdaki bazı erkek kardeşlerin bunu küçümsemeye çalıştığını, 'sadece yemek' olduğu ve bir erkeğin tacizi olmadığı için önemli olmadığını söylediklerini gördüm. Bu tür bir tepki gerçekten can acıtıyor. Bu suçlama ve küçümsemenin, ümmetimizdeki erkek ve kız kardeşler arasında gereksiz ayrılıkları körüklediğini hissediyorum. Bu bana, topluluğun bir Müslüman kadının şerefini ve haklarını korumak için kararlı bir şekilde ayağa kalktığı, Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) zamanındaki Beni Kaynuka olayını hatırlatıyor. Oradaki prensip açıktı: Birimize yapılan haksızlık hepimize yapılan haksızlıktır. Belki de asıl mesele bir 'cinsiyet savaşı' değil, imanımızın bir testidir. Bir haksızlık gördüğümüzde görevimiz birlik olmak, birbirimize destek vermek ve doğru olan için konuşmaktır. Kendimizi düzeltmenin yolu, o kardeşimizin de dediği gibi, imanımızı yeniden tazelemekten ve daha fazla salih amel işlemekten geçiyor. Allah hepimizi daha büyük bir birlik ve şefkate yöneltsin. Okuduğunuz için Allah razı olsun.