Anı Yaşa, Allah'a Güven!
Şeyh İbn Useymin (Allah ona rahmet etsin) ne güzel demiş: Hepimiz üç an arasında sürükleniriz-geçmiş, şimdi ve henüz gelmemiş olan.
Geçmişe gelince? Bırak gitsin. Endişeler, acılar-hepsi arkanda kaldı. Sıkıntı geldiyse, "Allah'ım, bu imtihan için bana ecir ver ve bana daha hayırlısını nasip et" de, sonra yoluna devam et.
Gelecek mi? Onu sadece Allah bilir. O'na tevekkül et, bir şeyler olduğunda çözüm ara. Şeriat'ın bize hazırlanmamızı söylediği şeylere de hazır ol.
Ama şimdiki an-işte bu senin anın. Kaygı ve hüzün getiren şeylerden uzak dur. Kalbini hafif tut, ibadetle Allah'a yönel ve dünyevi-dini görevlerini hallet. Bunu yap, ferahlığı bulacaksın.
Geçmiş pişmanlıklara boğulursan ya da şer'i bir sebep olmadan yarın için strese girersen, sadece kendini yorup bir sürü hayrı kaçırırsın.
Yani, işin özü şu: Kalpler bugünün işlerinden ağırlaşmaz-asıl dünün hataları ve yarının korkuları yüzünden ağırlaşır. Gerçek huzur, geçmişi arkada bırakıp, geleceği Allah'a teslim edip, şu an yapabileceklerimize-ibadete, salih amellere, sorumluluklarımıza-odaklandığı