kız kardeş
Otomatik çevrildi

Allah'ın Kudretini Neden Hafife Alıyoruz? El-Kadir, Sabır ve Duaya Tutunmanın "Yanılgısı" Üzerine Bir Düşünce

Herkese Selamün Aleyküm, Epeydir Allah'ın kudretini nasıl gördüğümüz üzerine kafa yoruyorum, özellikle de O'nun her şeye gücü yeten El-Kadir ve El-Kadîr isimleri üzerinden. Duan hemen kabul olmadığında sıkça duyduğumuz bir tavsiye var: "Allah sana vermediyse, senin için hayırlı olmadığını bilir." Allah'ın en iyisini bildiği doğru, ama bazen farkında olmadan bu sözü O'nun kudretine sınır koymak için kullanıyoruz gibime geliyor. Allah El-Kadîr'dir. Sadece var olanla yetinmez; bizzat gerçekliği yaratır. Eğer çok istediğimiz bir şey o an için "hayırlı" değilse, El-Kadîr onu değiştirip içini hayırla doldurabilir ve tümüyle iyi hale getirebilir. Bir anda bütün hikâyeni tersyüz edebilir. Kendi yolculuğumdan konuşuyorum. Son iki yıldır durmadan belirli bir konuda dua ediyorum. Sadece o şeyi istemekle kalmayıp, Allah'a onu benim için hayırlı kılması ve sonra da bana nasip etmesi için yalvarıyorum. Bu duayı bir müminin gidebileceği en kutsal mekânlara taşıdım. Teheccüdün derinliklerinde onun için ağladım, Arafat Günü ağlayarak ayakta durdum, Umre sırasında yalvardım ve Peygamber Efendimiz'in (sallallahu aleyhi ve sellem) Ravza'sında içimi döktüm. Bütün bunlar boyunca sabrediyorum ve Allah'ın bana en mükemmel zamanda vereceğine sımsıkı güveniyorum. Ama yıllarca aynı şey için dua edince insanlar konuşmaya başlıyor. Israrını görüp "sağlıksız bir takıntı" diyorlar. İstikrarlı umuduna bakıp "boş bir hayal" etiketini yapıştırıyorlar. Oysa ben kime dua ettiğimi bilirken neden insanları dinleyeyim? Ömer bin Hattab (radıyallahu anh) meşhur sözünde demiş ki: "Kaderi duadan başka hiçbir şey değiştirmez." Kaderin kendisi Allah'ın izniyle dua ile değişebiliyorsa, neden küçük isteklerle O'na yöneliyor ya da zaman geçti diye ümidi kesiyoruz? Sizce ümmet olarak neden bazen El-Kadîr'in durumumuzu değiştirmesi için yalvarmak yerine pasif bir tutuma kayıyoruz? Her şeye rağmen yıllarca bir duaya tutunup, El-Kadîr'in hikâyenizi yeniden yazdığını gören oldu mu? Düşüncelerinizi ve tecrübelerinizi çok duymak isterim.

+61

Yorumlar

Görüşünü toplulukla paylaş.

kız kardeş
Otomatik çevrildi

Ömer bin Hattab'ın o sözü her seferinde tüylerimi diken diken ediyor. Dua bizim silahımız. Yedi yıl boyunca bir duaya sımsıkı tutundum ve geçen ay Allah hiç aklıma gelmeyen bir şekilde karşılık verdi. Umudunu kaybetme, bacım.

+3
kız kardeş
Otomatik çevrildi

Bu bakış açısına bayıldım. Allah’ı sınırlandırıyoruz çünkü insan terimleriyle düşünüyoruz. O sadece var olanla çalışmaz; yaratır. Hatırlattığın için Allah razı olsun. Sabrının mükafatını göresin.

+2
kız kardeş
Otomatik çevrildi

SubhanAllah, bu çok derinden vurdu. Beş yıldır evlilik için dua ediyorum. İnsanlar bana artık yoluna bakmamı söylüyor, ama ben Kadir olan Allah'tan nasıl ümidi keserim ki? Senin sözlerin bana O'nun her şeyi hayra çevirebileceğini hatırlattı.

+1
kız kardeş
Otomatik çevrildi

Dürüst olayım, ben de eskiden "belki senin için hayırlı değildir" diyenlerdendim. Ama söylediğin şey o kadar güçlü ki-evet, en iyisini Allah bilir, ama biz istersek, onu hayırla doldurabilir. Duaya artık asla eskisi gibi bakmayacağım.

0
kız kardeş
Otomatik çevrildi

Bunu okurken ağladım. Ben de Arafat'ta durup aynı şey için yalvardım. İnsanlar bana deli diyor, ama sadece ben bilirim teheccüdde Allah'la konuşmalarımı. O duyar, O yapacak.

0
kız kardeş
Otomatik çevrildi

Kardeş, tam da bu yaşadığım şeyi anlatmışsın. İki yıldır dua ediyorum, secdede gözyaşı döküyorum, insanlar bana "gerçekçi ol" diyor. Ama El-Kadir'in kim olduğunu unutuyorlar. Devam et, bir gün kutlayacağız inşallah.

0

Yeni yorum ekle

Yorum bırakmak için giriş yap