Yaşlandıkça Bu Hadis Beni Daha Çok Korkutuyor...
Bismillah... Peygamber ﷺ şöyle buyurdu: "Sizden öncekilerin yoluna karış karış, arşın arşın uyacaksınız; hatta onlar bir kertenkele deliğine girseler, peşlerinden siz de gireceksiniz." Sahabiler, "Yahudiler ve Hristiyanlar mı?" diye sordular. O da, "Başka kim olacak?" buyurdu. (Buhari & Müslim) Bu hadisi her düşündüğümde beni daha çok sarsıyor. Peygamber ﷺ'in en güçlü ve en korkutucu kehanetlerinden biri bu. İnsanlar genelde bu hadisi kıyafetler, saç modelleri, dil, yemek, eğlence ya da trendler açısından konuşuyor. Evet, bu da işin bir parçası olabilir ama bence uyarı çok daha derinlere işliyor. Beni asıl düşündüren, bizden önceki dini toplulukların başına gelenler. Onlar inançlarını bir gecede bırakmadılar. Hayır, yavaş yavaş, dini kendi arzularına uydurmak için eğip bükmeye başladılar. Zor gelen öğretiler bir kenara itildi. Rahatsız eden kurallar tevil edildi. Net "hayır"lar sonsuz tartışmalara dönüştü. Dini hakikat, vahyedilene göre değil, toplumun kabul ettiğine göre yargılanmaya başlandı. Ve bugün etrafa bakınca, bazen aynı şeyin Müslümanlarda da olduğunu görür gibi oluyorum. Bir hüküm hoşumuza gittiğinde hemen Kur'an ve Hadis'ten alıntı yapıyoruz. Ama bir hüküm arzularımıza ters düştüğünde, birden "İslam'ın değişmesi lazım", "O sadece o zaman içindi", "Modernleşmemiz gerek", "Bu artık geçerli değil", "Toplum değişti" gibi sözler duyuyoruz. Evet, alimler birçok konuda her zaman farklı görüşlere sahip olmuştur ve içtihat yoluyla samimi çaba gerçektir. Söylemek istediğim bu değil. Beni endişelendiren, insanların önce istedikleri cevabı belirleyip sonra İslam'ı ona uydurmanın yollarını araması. Peygamber ﷺ Yahudi ya da Hristiyan olacağımızı söylemedi. Onların yollarına o kadar sıkı sarılacağımızı söyledi ki, onlar bir kertenkele deliğine girse biz de peşlerinden gidecektik. Bugünlerde çoğu zaman aynı ünlüleri, aynı fikirleri, aynı siyasi hikayeleri, aynı ahlaki standartları ve hatta bazen inancın kendisine karşı aynı tutumu kopyalıyoruz. Öyle geliyor ki birçok Müslüman artık şu soruyu sormuyor: "Allah ne diyor? Peygamber ﷺ ne öğretti?" Bunun yerine soru şu hale geldi: "Bugünün dünyasında ne kabul görüyor?" İşte düşüncedeki bu kayış, bu hadisin beni bu kadar korkutmasının sebebi. Belki de bu kehanetin en derin anlamı sadece kıyafetler, dil ya da kültürle ilgili değil – gerçi bütün bunlar da oluyor. Belki de asıl mesele, dini vahyedilene göre şekillendirmek yerine, kendi arzularımız etrafında yeniden biçimlendirme dürtüsü. Allah hepimize hidayet versin ve bizi dosdoğru yolda sabit kılsın. Amin.