Planların Nihai Hikaye Değildir
Hepimizin kendimize anlattığımız bir hayat hikayesi var. 'Bu yaşa gelmeden şunu başarmış olacağım. Şu iş yoluna girecek. Bu insan hayatımda kalacak. Şu fırsat kapıları açacak.' Her şey o kadar kesin ve mükemmel görünüyor. Ama sonra hayat gelip çatıyor ve hiçbir şey o senaryoya göre ilerlemiyor. İşler düşündüğünden çok daha uzun sürüyor. Hiç beklemediğin insanlar gidiyor. O kadar emin olduğun planlar bir anda dağılıyor. Ve sen orada oturmuş, hangi hatayı yaptığını merak ediyorsun. Ama asıl mesele şu: Belki de hiç hata yapmadın. İslam, elhamdülillah, plan yapmayı bırakmamızı söylemez. Rasulullah ﷺ bize nasıl plan yapacağımızı, hazırlanacağımızı ve üzerimize düşeni yapacağımızı gösterdi. Ama dinimiz bize daha derin bir gerçeği öğretiyor: Nihai plan senin planın değildir. Nihai plan Allah'ın planıdır. Allah ﷻ Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyuruyor: "Hoşunuza gitmeyen bir şey, hakkınızda iyi olabilir. Hoşunuza giden bir şey de hakkınızda kötü olabilir. Allah bilir, siz bilmezsiniz." (2:216) Kendi planlarımızın yanına yazmayı çoğu zaman unuttuğumuz şart işte bu: "İnşallah. Allah dilerse ve O, benim için gerçekten hayırlı olduğunu bilirse." Biz önümüzde gördüklerimize göre plan yaparız. Ama Allah, bizim göremediklerimizi de bilerek hikayemizi yazar. Bazen, strese girdiğin o gecikme? O, O'nun korumasıdır. O kadar acıtan o kayıp? O, O'nun yönlendirmesidir. Anlayamadığın o acı? O, daha iyi bir şey için hazırlıktır. Ve bazen, sübhanallah, bu dünyada hiçbir zaman cevabı alamayacaksın. İşte gerçek tevekkül, Allah'a olan gerçek güven, burada devreye girer. Sadece işler kolay ve yolunda giderken var olan o güven değil. Sarsılmaz, hayatın tamamen senaryodan çıkmış gibi hissettirdiği zamanlarda bile 'Her halükarda Elhamdülillah' diyebilen o güven. O yüzden planlarını yap. Hayallerin olsun. Samimiyetle adımlarını at. Ama onları hafifçe, açık bir el ile tut. Çünkü hayat senaryonu test edecek. Ve eğer kalbin Allah'a bağlıysa, onun kırılmadığını göreceksin. Aslında en başından beri Al-Hâlık tarafından mükemmel bir şekilde yazılıyordu zaten.