Kazaya Kalmış Namazları Kaza Etmek: Dört Mezhebin Görüşü
Bismillah Ar-Rahman Ar-Raheem. Hamd, alemlerin Rabbi Allah'a mahsustur. Salat ve selam, sevgili Peygamberimiz'e, ailesine, ashabına ve hak yolda olan herkesin üzerine olsun. Bu yazı, Hanefi, Maliki, Şafii ve Hanbeli mezheplerine göre kazaya kalmış namazları kaza etmenin (kaza) hükümlerini açıklıyor. Dayandıkları delilleri paylaşıyor. # Kaza Nedir? Kaza, bir ibadeti vakti geçtikten sonra yerine getirmek demek. Şafii alimi İmam es-Sübki, bunu bir fiilin tamamını veya bir kısmını asıl vaktinin dışında yapmak diye tarif etmiş. # Dört Mezhebin Görüşü - **Hanefi:** İmam Bedrüddin el-Ayni, günah veya umursamazlık yüzünden namazı terk eden birinin onu kaza etmesinin icma ile farz olduğunu belirtmiş. - **Maliki:** İmam el-Mazari, fakihler arasında yaygın olanın, bile bile namazı vaktini geçirecek kadar geciktirenin onu kaza etmesi gerektiği yönünde olduğunu söylemiş. - **Şafii:** İmam en-Nevevi, güvenilir alimlerin, namazı kasten terk edenin onu kaza etmesi gerektiğinde ittifak ettiğini zikretmiş. - **Hanbeli:** İmam İbn Kudame, Müslümanların namazı kaçıran kişinin kaza etmesi gerektiğinde ihtilaf etmediğini söylemiş. İmam İbn Nasr el-Mervezi de, Hasan-ı Basri'den gelen bir rivayet dışında bilinen bir görüş ayrılığı olmadığını belirtmiş. # Deliller # 1. Kur'an Ayeti Allah buyuruyor: "Namazı kılın" (Taha 20:14). İmam el-Kurtubi, bu emrin genel olduğunu, vaktinde ya da sonra kılmayı ayırt etmediğini, bu yüzden farziyet ifade ettiğini açıklamış. (Not: Bu, namazı bile bile geciktirmeye izin vermez-yani vaktini günah işleyerek kaçırsa bile sorumluluk devam eder der.) Hafız İbn Hacer, bunu borca benzetmiş: Yükümlülük, yerine getirilene kadar sürer, tıpkı Ramazan'da orucunu bozan birinin günahı olsa da kaza etmesi gerektiği gibi. # 2. Unutma Hakkındaki Hadis Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu: "Kim bir namazı unutursa, hatırladığında onu kılsın. Zira Allah: '...ve beni anmak için namaz kıl' buyurmuştur" (Sahih Müslim). Alimler dedi ki: Unutan (mazur olan) kişiye kaza gerekiyorsa, onu kasten terk edenin kaza etmesi evleviyetle gerekir. Peygamber'in kendisi de Hendek Savaşı sonrası, unutkanlık veya uyku yüzünden değil de meşguliyetten dolayı tehir edilince namazları kaza etmiştir. Bu da kazanın vacip olduğunu gösterir. # 3. Allah'a Borç Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): "Allah'a olan borç, ödenmeye daha layıktır" buyurdu (Sahih Buhari). İmam es-Sübki, kazaya kalan namazlar bir borç olduğu için kazanın farz olduğuna bunu delil göstermiş. # 4. Oruca Kıyas İmam en-Nevevi, Peygamber'in Ramazan'da orucunu kasten bozan birine, kefaretle beraber kaza etmesini emrettiği hadisi zikretmiş. İmam el-Kurtubi de eklemiş: Alimler, kasıtlı terk edilen orucun kaza edilmesi gerektiğinde ittifak eder, namaz da aynı hükme tabidir. # 5. İlk Emir İmam İbnü'l-Mülakkın açıklamış: Namaz kılma emri ilk hitaptandır, vaktin geçmesi sorumluluğu düşürmez-borç olarak kalır, ta ki eda edilene dek. Peygamber'in savaşta güneş batınca ikindi namazını kaza etmesi buna delildir. # Önemli Not Namazları kaza etmek, onları kasten terk etmenin günahını silmez. Hafız ez-Zehebi, cumhurun kazanın gerekli olduğu ama günahın kaldığı görüşünde olduğunu söylemiş. İmam el-Begavi de uyarmış: Kasten namazı terk eden, farziyetini inkar etmedikçe kafir olmaz, fakat onu kaza etmede acele etmelidir. Kısacası, dört mezhep de birleşiyor: Kazaya kalmış namazları kaza etmek farzdır. Deliller açık. Kaza, kıyamet gününden önce ödememiz gereken bir borçtur. Allah, bu ilmi paylaşan herkesin çabalarını kabul etsin, onlara ve tüm Müslümanlara rahmet etsin. Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu: "Allah, beş vakit namazı farz kıldı. Kim abdestini güzel alır, namazlarını vaktinde kılar, rüku ve huşusunu tamamlarsa, Allah'ın onu bağışlayacağına sözü var. Kim bunu yapmazsa, ona bir söz yok-dilerse bağışlar, dilerse azap eder" (Ebu Davud).