Kuran-ı Kerim'in Mucizevi Belagatine Kısa Bir Bakış
Kur'an cümlelerindeki kelime düzeninin ne kadar etkili olabileceğini gösteren sadece bir iki örneğe bakalım. Mesela şu ayeti ele alalım: وَلَئِنْ مَسَّتْهُمْ نَفْحَةٌ مِنْ عَذَابِ رَبِّكَ لَيَقُولُنَّ يَا وَيْلَنَٓا اِنَّا كُنَّا ظَالِم۪ينَ (Eğer Rabbinin azabından en ufak bir esinti onlara dokunacak olsa, hemen, "Eyvah bize! Doğrusu biz zalimler idik!" derler.) Bu cümlenin yaptığı şey, azabın ne kadar korkunç olduğunu, onun *en küçük ihtimal miktarına* odaklanarak vurgulamak. İfadenin her bir parçası bu "küçüklük" fikrine işaret ediyor ve onu pekiştiriyor. "Eğer" kelimesi bir şüphe unsuru getiriyor, bu da bir şeyin olasılık dışı veya önemsiz olduğuna işaret ediyor. "Dokunacak olsa" fiili hafif, narin bir temas anlamına geliyor - yine küçük bir miktar. "Bir esinti" sadece tek bir nefes, tekil formda ve dilbilgisel olarak tek seferlik bir olay olduğunu gösteriyor. Dilbilgisel yapı (*tenvin*) onu belirsiz kılıyor, öyle hafif ki neredeyse fark edilemez olduğunu vurguluyor. "-den" eki sadece bir parça veya kırıntı olduğunu ima ediyor, kıtlığa işaret ediyor. Buradaki "azap" kelimesi bile, cezalandırma için kullanılan daha sert terimlerle kıyaslandığında daha hafif bir formu ima ediyor. Ve merhamet taşıyan "Rabb" (Sustainer) ismini, "İntikam Alan" gibi isimler yerine kullanmak, bunu daha da yumuşatıyor ve bu küçüklük temasına işaret ediyor. Asıl mesele şu: eğer azabın bu minicik, ima edilen miktarı bile bu kadar güçlü bir etkiye sahipse, İlahi cezanın tam gerçekliğinin ne kadar dehşet verici olması gerektiğini bir düşünün. Bu cümlenin her küçük parçasının nasıl uyum içinde çalıştığı, her kelimenin ana hedefi nasıl desteklediği gerçekten hayret verici. Bu, Kur'an'ın sözlerindeki derinliğe sadece küçük bir bakış. Allah (c.c.) hepimizi en ufak bir azaptan bile korusun. Bizi rızasına ve Cennet'ine yöneltsin. Amin.