“Kendilerine verdiğimiz şeylerden infak ederler” konusunda Kur'an'ın mucizevi belagatıyla ilgili kısa bir yansıma
Selamünaleyküm - Said Nursi'nin (ra) Risale-i Nur'dan 25. Söz üzerine kısa bir düşünce: وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ Anlamı: Ve Bizim kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda harcarlar. Bu kısa ifade, aslında sadaka vermeyi kabul edilebilir kılan beş şartı işaret ediyor. 1) İlk: Seni kendin sadakaya muhtaç bırakmayacak kadar ver. “İçinden” (neyin içinden) ifadesi, kalan şeylerden vermek gerektiğini, vereni muhtaç edecek kadar değil, bunu gösteriyor. 2) İkincisi: Kendi rızkından ver, başkalarından alıp vermekten kaçın. “Onlara rızık olarak verdik” ifadesi, senin olan rızkından vermek gerektiğini ifade ediyor. 3) Üçüncüsü: Alıcıyı sana borçlu hissettirme. “Onlara verdik”deki “Biz” ifadesi, rızkın Allah’tan olduğunu hatırlatıyor; bu yüzden sen O’nun nimetinden bir kısmını başkasına verirken, onlara yükümlülük yüklememelisin. 4) Dördüncüsü: Yeterince sorumlu bir şekilde harcayacak birine ver. “Harcarlar” kelimesi, sadakanın doğru bir şekilde kullanacak olanlara gitmesi gerektiği fikrini vurguluyor; bu kaynağı israf edecek birine vermek teşvik edilmiyor. 5) Beşincisi: Allah’ın adıyla ver. Rızkın Allah’tan olduğunu söylemek, doğru niyeti gösterir: servet O’na aittir ve sadaka O’nun rızası için verilmelidir. Bu beş madde genişletilebilir. Sadakanın şekli değişkenlik gösterebilir: temel ihtiyaçlara harcama, birinin öğrenimini destekleme, faydalı sözler verme, eylemlerle yardım etme ya da samimi tavsiyelerde bulunma olabilir. “İçinden” ifadesindeki genel kelime “ne” bu farklı bağış türlerini kapsar. Ayrıca, ifadenin genel ve mutlak söz yapısı geniş bir anlam ufku açar. Cümledeki kelimelerin dizilimi birden fazla katman taşırken, kelimeler arasındaki sıralama ve ilişki geniş bir anlamsal alanı ortaya çıkarır. Allah, bize doğru şartlarla ve samimi niyetlerle verme nasip etsin. Okuduğunuz için JazakAllahu khayran.